Yönetmen: John G. Avildsen
Yapımcı: Robert Chartoff, Irwin Winkler
Senaryo yazarı: Sylvester Stallone
Oyuncular: Sylvester Stallone
Talia Shire
Burt Young
Carl Weathers
Burgess Meredith
Tony Burton
Görüntü yönetmeni: J. Clark Mathis
Film müzikleri: Bill Conti
Yapım yılı, ülkesi: 1976, ABD
Dağıtım şirketi: United Artists
Süre: 120 dk.
Dil: İngilizce
Bütçe: 1.100.000 dolar
Gösterim tarihi: 1976
Devam filmi: Rocky II
Rocky, ilki 1976'da çekilen, 6
filmden oluşan bir sinema filmi serisidir.
Başrolde, senaryosunu da yazan Sylvester Stallone oynadı. Sylvester Stallone
senaryosuyla birçok yapım evi ve prodüktöre başvurmuştur, içlerinden bazıları
senaryoya ilgi duysada Stallone'un başrolde kendisinin oynaması şartına sıcak
bakmamıştır. En sonunda yanlışlık eseri bir yapımcı Stallone'u kabul etmiştir.
Yapımcı Stallone'u oynadığı The Lord's of Flatbush adlı filmdeki rol arkadaşı
Perry King zannedip Rocky rolünü kendisine vermiştir, böylece kendisini büyük
başarı ve şöhrete taşıyacak olan yolun kapısı küçük bir yanlışlıklada olsa
açılmıştır. Filmde yoksul ve kimsesiz bir boksör olan Rocky Balboa
(karakter)inin yaşam hikâyesi anlatılır.
1977'de aday olduğu 10 daldan en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi
kurgu dallarında 3 Oscar almıştı.
Philadelphia'lı bir işçinin (Sylvester Stallone), iş dışı zamanlarında yerel bir
kulüpte boks yaparken keşfedilerek kısa zaman içinde dünya şampiyonluğuna kadar
giden yolda başından geçenleri konu alan film, aynı zamanda Rocky'nin Adrian'la
olan aşkını ve antrenörü Mickey ile olan baba/oğul yakınlığındaki ilişkisini de
çok başarılı sunuyor seyirciye.
Rocky filmi Muhammed Ali Clay'in box maçlarından esinlenerek oluşturulmuştur.
İlk filmde Rocky'nin rakibi olan siyahi Boksör (Apollo Creed) aslında Muhammed
Ali Clay dir.
ROCKY 2 -
1979
Adı sanı duyulmamış amatör boksör Rocky Balboa, Dünya Ağırsiklet Boks Şampiyonu
Apollo Creed’i ile zorlu bir maç yapmış her kesin beklentilerinin tersine son
raunda kadar direnip nakavt olmamış ve sayı farkı ile yenilmiş herkesi
şaşkınlığa uğratmış, iyi paralar kazanmış ve adının da duyulmasını sağlayıp
herkesi kendine hayran bırakmıştır.
Herkes Apollo'nun şike yaptığını ve hakemleri satın aldığını ve maçın aslında
Rocky'nin hakkı olduğunu düşünmektedir. Maçın ardından kendisini konforlu aile
yaşantısına veren Rocky, Apollo’nun yeni bir maç teklifini red edemez çünkü
Apollo hırs yapmış, çılgına dönmüştür.
Israrla Rocky Balboa ile rövanş maçı yapmak ister ve yüzyılın rövanşı için geri
sayım başlar.
ROCKY 3 -
1982
Rocky yine hırs yapmış, Apollo Creed’i bir kere daha devirmiştir. Artık herkes
yenilmez şampiyondan bahsetmeye başlamıştır. Rocky eski rakibi Apollo ile de
güzel bir dostluk geliştirir. Kısa bir süre sonra Rocky’e yeni rakipler çıkmaya
başlar.
Clubber Lang tarafından kavgaya çağrılan Rocky Cluber Lang'i hafife alır ve
yenilir. Tüm otoriteler şaşkına döner. Yeni şampiyon Cluber Lang'dir. Yenilgiyi
tadan Rocky, rövanş maçı için çalışmaya başlar. Kendisini çalıştıran Mickey’i
kaybettiği için çok üzgündür, yakın dostu Creed onu çalıştırmak ister fakat
Rocky tüm bu yaşadıkları karşısında moral olarak çökmüştür ama Apollo onu ikna
ederek tekrar çalıştırmaya başlar.
ROCKY 4 -
1985
Rocky gururla ağır siklet boks şampiyonluğunu elinde tutar. Fakat karşısına ona
meydan okuyacak yeni biri çıkar: Ivan Drago (Dolph Lundgren), iki metre boyunda,
118 kilogram ağırlığındaki savaşçı boksör Sovyetler Birliğini arkasına destekçi
olarak almıştır. Rocky'nin arkadaşı Apollo Creed, Drago'yla bir gösteri maçında
bir araya gelir. Fakat insanüstü Drago Creed'i maç esnasında öldürür. Creed'in
hazin yenilgisi ve ölümünden sonra Rocky arkadaşının öcünü almaya ve Sovyet
rakibini yenmeye karar verir. Rocky'nin rotası Moskova'da olacak ve tüm dünya
televizyonlarından yayınlanacak bir maç için Sovyetler Birliğidir. Rocky'i bu
zorlu maça Sibiryada hazırlayacak antrenör Apolo'nun antrönörü Duke'dir
Kamera arkasında da Stallone’yi gördüğümüz film, bir 80’ler klasiği olan
Brigitte Nielsen’e de kadrosunda yer veriyor.
ROCKY 5 -
1990
Ivan Drago ile geçirdiği ağır maçın ardından evine geri dönen Rocky Balboa,
maçtan beyninde aldığı ağır darbeler sonucu ağır bir hasarla çıkmıştır ve karısı
Adrian'ın isteği ilede ringlere dönme konusunda isteksizdir. Rusya dönüşü
emekliliğini açıklacayacak olan Rocky George Washington Duke'ün onu Union Cane
ile ünvan maçına çağırması ile karasız kalır ve üstüne üstelik birde
kayınbiraderi Paule'nin yaptığı bir hata ile tüm servetini kaybedince eskiden
yaşadığı Philadelphia'ya geri döner. Elinde sadece eski antrönörü Mick'den kalma
bir spor salonu vardır.
Rocky, başka boksörleri çalıştırmaya başlar. Bu arada karşısına kendisine hayran
olan amatör boksör Tommy Gunn çıkar. Tommy çok hırslıdır ve Rocky'den kendisini
çalıştırmasını ister. Rocky Tommy'i kırmaz ve onu çalıştırmaya başlar fakat bu
arada oğluyla yeterince ilgilenemez ve ailesini bile ikinci plana atar, tüm
gayretiyle Tommy'nin başarısı için çalışır. Ama Tommy kazandığı birçok maçdan
sonra Rocky'e büyük nankörlük yapacaktır.
ROCKY BALBOA -
2006
Rocky Balboa ringlere veda edeli seneler olmuştur. Artık eski günlerin hayali
ile yaşamaktadır. Eski günlerden hayali ise vefat etmiş olan eşi Adrian
Balboa'dır. Düzenli olarak mezarına gitmekte ve onun yanında oturmaktadır. Hatta
oturmak için mezarlıkta bir ağaca sıkıştırdığı bir sandalyesi bile vardır. Artık
hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir. Eski dostu Paulie (Burt Young)
"bırak bu işleri Rocky, bu günü yaşa" dese de Rocky bildiğini okur. Zaten
Paulie'de öyle söylemesine karşın alkol müptelası olmuş ve o da belli etmese de
o günlerde kalmış bir adamdır. Eski boksör yeni lokanta sahibi Rocky'nin oğlu
ile de sıkıntılı bir yaşamı vardır. Onun gölgesinde ve isminin altında ezilen
genç Rocky (Milo Ventimiglia) sürekli Rocky'den uzak durmaya çalışmaktadır.
Böyle karmaşık bir psikoljik yapı içindeki kahramanımız günün birinde eskiden
eve bıraktığı ve nasihatler verdiği bir kadınla tesadüfen karşılaşır yani Marie
ile(Geraldine Hughes). Her ne kadar film sürecinde çok birliktelikleri olmasa da
o andan sonra Rocky hayata yeniden dönme ihtiyacı hisseder. Bölge kuruluna
yeniden boks lisansı için başvurur ki bunu filmde neden yaptığı çok da belli
değildir. Bu arada televizyonlar da o an ki ağır siklet şampiyonu (Mason The
Line Dixon) (Antonio Tarver) Rocky ile dövüşse ne olurdu tarzı bilgisayar oyunu
destekli görüntüleri yayınlanmaktadır. Bu esnada lokantasına gelen yeni
şampiyonun menajerleri de Rocky'e bir gösteri maçı teklif ederler. Teklif tabi
ki komiktir ama Rocky kabul eder ve çalışmalarına klasik Rocky filmlerinin
müziği eşliğinde başlar. Bu esnada olayları gören oğlu da birden babasının
yanında olma ihtiyacı hisseder ve istifayı bile göze alarak Rockyle kucaklaşarak
bir nevi "ben ettim sen etme" olayına girer ve aradaki buzlar erir. Rocky artık
mutludur. Oğlu ile barış sağlanmış, müstakbel bir sevgili bulunmuş ve eski
özlemi boksa dönmüştür. Sıra maçtadır.
Las Vegas'da maç başlar. Rocky tabi ki 20 yaş civarı genç rakibine göre favori
değildir. Ama heyecanlı ve Rocky açısından geçmişi hatırlamalarla dolu bir maç
beklendiği gibi Rocky'nin yıkılıp kalması ile sonuçlanmaz. Nihayetinde olay juri
puanlarına kalır ve Rocky halkın sevgilisi olmasına karşın juri gerçekleri
değerlendirmeyi tercih eder.