..:: COEN BROTHERS ::..

Joel Coen (d. 29 Kasım 1954) ve Ethan Coen (d. 21 Eylül 1957).. Her iki kardeş de, Minnesota'nın banliyösü olan St. Louis Park'ta büyüdü.

Daha çocukken, Joel komşularının çimlerini biçerek kazandığı parayı biriktirerek bir "Vivitar Super-8" kamera satın aldı ve Ethan'la beraber, televizyonda izledikleri filmleri, komşu çocuklarını başrollerde oynatarak tekrar çekmeye başladılar.

Joel dört yıl boyunca New York Üniversitesi'nde film programına devam etti ve tez olarak "Soundings" adındaki 30 dakikalık kısa filmini çekti. Ethan ise, Princetown Üniversitesi'ne devam ederek 1979'da "Wittgenstein'ın geç dönem felsefesine iki bakış" teziyle felsefe lisansı aldı.

New York Üniversitesi'ni bitirdikten sonra Joel, müzik kliplerinde ve filmlerde yapımcı asistanı olarak çalıştı. Film editörlüğü konusunda uzmanlaştığı sırada Sam Raimi ile tanıştı ve Raimi'nin çektiği 1981 yapımı "The Evil Dead" filminde editör yardımcılığı yaptı.

Filmlerinin çoğunda Joel yönetmen, Ethan ise senarist olarak görünür. Kurgu ve sinematografininse Roderick Jaynes'e ait olduğu yazar. Aslında bu isim, Coen Kardeşlerin kullandığı bir takma addır. Kurgu ve sinematografiyi genelde beraber yaparlar. 

1984'deki ilk filmleri "Blood Simple" dan sonra, dünya çapında duyulmalarını sağlayan filmleri 1996 yapımı Fargo ( ki benim en favori filmimdir tüm zamanlarda ) aday gösterildiği 7 daldan, en iyi özgün senaryo ve "Marge Gunderdon" rolü ile en iyi kadın oyuncu ( Frances McDormand gerçek hayatta aynı zamanda Joel'in karısıdır ve başka bir çok filmlerinde de başrol oynamıştır. ) dallarında Oscar'ı kazandı. Film Minnesota'nın karlı manzarası, olağanüstü etkileyici müziği, McDormand'ın yanısıra William H. Macy ve Steve Buscemi'nin de olağanüstü performansları ile kült filmler arasına yerleşmiştir. Kara mizah, komedi ve dramayı birlikte çok iyi bir şekilde harmanlayan filmin bu sene Billy Bob Thornton'un başrolünde oynadığı 10 bölümlük, imbd puanı 9.1 olan ve tüm zamanların en iyi dizileri arasında gösterilen televizyon dizisi de çekildi.

Fargo'dan 2 sene sonra bu kez seyirci tarafından en çok beğenilen, kült mertebesine ulaşmış bir film olan "Big Lebowski"yi çektiler. Bu filmde "The Dude" rolü ile Jeff Bridges kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiledi. 

Coen Kardeşler’e Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülü kazandıran “The Man Who Wasn’t There” ise tam anlamıyla bir kara film örneğidir. Siyah beyaz çekilen filmde, 1950'li yılların tuhaf atmosferinde karısının patronuna şantaj yapan bir berberin ters giden planları sonucu kurban konumuna düşüşünü anlatılıyor. Bu filmde Billy Bob Thornton, Frances McDormand ve James Gandolfini gibi oyuncuları izlerken, 17 yaşındaki bir Scarlett Johansson’un yükselişine de tanık olabilirsiniz.



2007 yılında ( The Man Who Wasn’t There'den 6 sene sonra ) Coen Kardeşler bugüne kadar hem eleştirmenler hem de seyirci tarafından en çok beğenilen filmlerinden biri olan “No Country for Old Men” i yaptı ve bu film onlara en iyi yönetmen Oscar ödülünü kazandırdı. Film, 8 dalda aday gösterildi ve en iyi yönetmen dışında, en iyi film, özgün senaryo ve yardımcı erkek oyuncu Oscar'larını da aldı. Ters giden bir anlaşmanın ardından tarafların peşine düşen psikopat bir seri katilin avlanışını izlediğimiz filmde Javier Bardem’in oyunculuğu ve saç stili en çok dikkat çeken unsurlardı.

En iyi yönetmen Oscar'ının başarısından 1 sene sonra, birbirinden ünlü oyuncuları hiç görmediğiniz hallerde görmemizi sağlayan, oldukça absürd hikayesi ve karakterleriyle dikkat çeken "Burn After Reading" de, George Clooney, Frances McDormand, John Malkovich, Tilda Swinton ve Brad Pitt başrollerde oynadı.

Bana göre en önemli filmlerinden olan "A Serious Man" ise, Orta-Batı Amerika'da Musevi bir matematik öğretmeni Larry Gopnik’in gelenekler, aile hayatı ve hayatın zorluklarıyla mücadele etmeye çalıştığını anlatıyordu. Film geniş kitlelere ulaşamasa da oldukça kişisel bir film olarak dikkat çekiyor ve Coen Kardeşler sinemasının tüm özelliklerini yansıtıyor. Filmin başrolünde ise daha sonra "Boardwalk Empire" da ünlü gangster "Arnold Rothstein" rolünde izlediğimiz Michael Stuhlbarg var.


2010 yapımı bir Western olan Jeff Bridges ve Matt Damon'lu "True Grit" 10 dalda Oscar adayı oldu ama bana göre en zayıf Coen filmlerinden biri idi. 

2012 senesinde "Gambit" in senaryosunu yazan Coen'ler bu filmi yönetseler herhalde olağanüstü olurdu. Cameron Diaz ve Colin Firth'in başrollerini paylaştıkları film eleştirmenler tarafından tam not almasa da, bence en iyi kara mizah ve komedi filmlerinden biridir. 

Son olarak çektikleri "Inside Llewyn Davis” 1961 yılının New York'unda, Greenwich Village’da gitarıyla dolaşan ve hayatını yoluna sokmaya çalışan bir karakterin peşine takılarak bizi folk şarkıları ve Coen Kardeşler sinemasının karakteristik özellikleriyle buluşturuyor. Akademi tarafından yalnızca En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Ses Miksajı kategorilerinde adaylığa layık görülen filmin hayranları ( ben başta olmak üzere ) bu nedenle ne yazık ki hayalkırıklığına uğradı. Akademi Ödülleri'nin yanında, Cannes Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödül'ünü alıp, Oscar Isaac’in performansı, Coen Kardeşler’in senaryosu ile akıllarda kalan ve Coen sinemasının birçok ögesini barındıran bir film “Inside Llewyn Davis”.

2016'da vizyona girmesi planlanan komedileri "Hail! Caesar" da ise, Scarlett Johansson, Channing Tatum, George Clooney, Tilda Swinton, Frances McDormand ve Christopher Lambert gibi isimler var.